4857 sayılı İş Kanunu’nun 11/ 2 ve 3 maddeleri uyarınca;
“Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.”
Yargıtay içtihadı ile de,
“ardarda yapılan belirli süreli iş sözleşmeleri 4857 sayılı Kanunun 11. maddesi amacı dışına çıkacağından işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin çalıştığı kabul edilmelidir. Böyle olunca davacının işe iadesine karar verilmesi gerekir”
Denilmekte ve belirli süreli iş sözleşmelerinin kötüye kullanılmasının engellenmesi gerektiği, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin iş güvencesi, tazminat hakları, işe iade talep hakkı gibi haklarının olmaması nedeniyle objektif bir nedene dayanmadıkça ve bir defadan fazla zincirleme belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağı, yapılması halinde işçinin haklarına halel gelmemesi için belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşeceği kabul edilmektedir.
Bu “esaslı neden”in varlığını mahkeme önünde ispat yükü de işverene aittir.
Bu çerçevede, işverenlerin, kimi zaman, belirsiz süreli iş sözleşmelerini belirli süreli iş sözleşmelerine dönüştürülmesinin işe iade talepleri ve tazminat hakları bakımından bir avantaj sağlayacağı düşünceleri fayda getirmeyecektir.